Aort yetersizliği (kapak yetmezliği), kalpten pompalanan kanın bir kısmının sol ventriküle geri kaçmasıdır. Kalp, bu fazla yükü karşılamak için zamanla büyür ve duvarları kalınlaşır. Ancak bu adaptasyonun bir sınırı vardır; bu sınır aşıldığında ameliyat kaçınılmaz hale gelir.
Güncel uluslararası kılavuzlar, cerrahi karar için şu parametreleri esas alır:
Hafif bir nefes darlığı, çabuk yorulma veya göğüs ağrısı başlaması, kalbin artık yükü tolere edemediğinin en net kanıtıdır. Şikayeti başlayan **ciddi aort yetersizliği** hastalarında cerrahi vakit kaybedilmeden planlanmalıdır.
Kalbin kan pompalama oranını gösteren **Ejeksiyon Fraksiyonu (EF)** değeri %55 ve altına düştüğünde, hasta hiçbir şikayeti olmasa dahi ameliyat önerilir. Bu, kalp kasında kalıcı hasarı önlemek için kritik bir eşiktir.
Ekokardiyografi (EKO) ile ölçülen kalp çapları belirli sınırları aştığında ameliyat düşünülmelidir:
Kapak yetmezliğine eşlik eden aort damarı çapı **55 mm** üzerine çıktığında (Marfan sendromu gibi genetik durumlarda daha erken), hem damarın hem kapağın onarılması veya değiştirilmesi gerekebilir.
Kapak enfeksiyonu (endokardit) veya damar yırtılması (diseksiyon) gibi durumlarda gelişen ani yetmezlikler, saatler içinde hayati risk oluşturduğu için acil ameliyat gerektirir.
Zamanında yapılmayan müdahale, "kalp yetmezliği" ile sonuçlanır. Kalp kası bir kez aşırı gevşediğinde ve gücünü kaybettiğinde, ameliyat başarılı geçse bile hastanın şikayetleri tamamen düzelmeyebilir. Bu nedenle **"bekle ve gör"** yaklaşımı, bu hastalıkta riskli olabilir.
Aort yetersizliği yönetiminde amaç, kapağı tamir etmek veya değiştirmek için **"en doğru anı"** yakalamaktır. Düzenli EKO takipleri, bu zamanlamayı hatasız yapmamızı sağlar. Erken tanı hayat kurtarır, doğru zamanlama ise hayat kalitesini korur.
Eki, 13 2026
Eki, 13 2026
Eki, 13 2026
Eki, 13 2026
Eki, 13 2026